- Mim Kemal Öke Cad. Lal Apt. Kat: 5 D: 12 Nişantaşı/İstanbul
- 0533 669 84 43
- [email protected]
FaceTite nedir? Yüzü gerçekten sıkılaştırır mı? Çene hattını belirginleştirir mi? Ameliyatsız yüz germe yerine geçer mi?
FaceTite, radyofrekans enerjisinin cilt altındaki dokulara kontrollü şekilde uygulanmasını sağlayan minimal invaziv bir cilt sıkılaştırma ve yüz konturlama teknolojisidir.
Özellikle alt yüz, çene hattı ve boyun bölgesinde hafif-orta düzeyde cilt gevşekliği bulunan ve cerrahi yüz germe istemeyen kişilerde değerlendirilebilir.
FaceTite, klasik dışarıdan uygulanan radyofrekans veya ultrason teknolojilerinden farklı olarak enerjiyi cilt altına bir kanül aracılığıyla iletir. Bu nedenle tamamen non-invaziv bir işlem değildir.
Güncel çalışmalar, radyofrekans destekli yüz gençleştirmenin özellikle “cerrahi için henüz yeterince ileri olmayan ancak yüzeysel cihazlarla da yeterli sonuç alınamayabilecek” hastalarda bir tedavi seçeneği olabileceğini göstermektedir.
FaceTite’ın temelinde radyofrekans destekli doku ısıtma ve kontraksiyon bulunur.
Uygulama sırasında enerji cilt altındaki dokulara kontrollü olarak iletilir. Amaç:
olabilir.
Bu nedenle FaceTite’ı yalnızca “yağ yakma” işlemi olarak değerlendirmek doğru değildir.
En sık değerlendirilen bölgeler arasında:
bulunur.
Ancak uygulanacak bölge kişinin anatomisine göre belirlenmelidir.
Özellikle çene altında hem yağ fazlalığı hem de cilt gevşekliği bulunan hastalarda, yalnızca yağ azaltmaya yönelik bir yaklaşım yerine yağ dokusu ve cilt kalitesinin birlikte değerlendirilmesi daha doğru olabilir.
Uygun hastalarda çene hattının daha belirgin görünmesine yardımcı olabilir.
Bunun nedeni yalnızca cildin sıkılaşması değildir. Çene altındaki fazla yağın miktarı, cilt gevşekliği, mandibular yapı ve boyun anatomisi de görünümü etkiler.
Dolayısıyla:
FaceTite = herkeste keskin jawline oluşturur
şeklinde bir beklenti doğru değildir.
Yüz anatomisi uygun olmayan veya ileri derecede deri fazlalığı bulunan hastalarda sonuç sınırlı kalabilir.
FaceTite bazı hastalarda çene altı bölgesinin konturunu iyileştirmeye yardımcı olabilir.
Ancak “gıdı” tek bir problem değildir.
Gıdı görünümünde:
birlikte rol oynayabilir.
Bu nedenle tedavi öncesinde gıdı görünümünün nedeninin belirlenmesi önemlidir.
Bu ifade pazarlama açısından sık kullanılsa da tıbben daha dikkatli olmak gerekir.
FaceTite, cerrahi yüz germe ameliyatına göre daha az invaziv bir yaklaşım sunabilir. Ancak cerrahi facelift ile aynı sonucu sağlamaz.
2025 tarihli bir çalışmada radyofrekans destekli yüz gençleştirme özellikle “treatment gap” olarak adlandırılan; cerrahi için fazla hafif, non-invaziv işlemler için ise fazla belirgin gevşekliği olan hastalar açısından ele alınmıştır. Araştırmacılar, cerrahiden kaçınmak isteyen hastalarda daha mütevazı bir iyileşmenin kabul edilebileceğini vurgulamaktadır.
Bu nedenle FaceTite için daha doğru ifade:
“Cerrahi yüz germe ile non-invaziv uygulamalar arasında konumlanabilecek minimal invaziv bir cilt sıkılaştırma seçeneği” olabilir.
FaceTite özellikle:
için değerlendirilebilir.
Ancak hasta seçimi son derece önemlidir.
Aşağıdaki durumlarda FaceTite tek başına yeterli sonuç sağlamayabilir:
Bu hastalarda cerrahi seçenekler veya farklı tedavi kombinasyonları değerlendirilebilir.
İşlem sonrasında erken dönemde şişlik ve ödem nedeniyle yüzün görünümü gerçek sonucu yansıtmayabilir.
Doku sıkılaşması ve yeniden yapılanma süreci zaman içerisinde devam eder.
Bu nedenle FaceTite sonucunu yalnızca ilk birkaç gün içerisinde değerlendirmek doğru değildir.
Klinik çalışmalar radyofrekans destekli tedavilerde takip döneminde cilt sıkılaşması ve kontur iyileşmesi bildirmiştir; ancak sonuçlar kullanılan cihaz, enerji, uygulama tekniği ve hasta özelliklerine göre değişebilir.
Tedavi planı cihaz protokolüne ve hastanın ihtiyacına göre değişir.
FaceTite’ın minimal invaziv yapısı nedeniyle bazı hastalarda tek uygulama ile tedavi planlanabilir.
Ancak “tek seansta kesin yüz germe” gibi bir garanti verilmesi doğru değildir.
Uygulama sırasında anestezi yöntemi ve enerji parametrelerine bağlı olarak rahatsızlık hissi değişebilir.
İşlem sonrası ise:
görülebilir.
İyileşme süreci kişiye göre değişir.
Evet.
FaceTite tamamen risksiz bir işlem değildir.
Enjeksiyon ve kanül girişine bağlı morarma, şişlik ve hassasiyet görülebilir. Daha önemlisi, radyofrekans enerjisinin kontrolsüz veya uygun olmayan şekilde uygulanması yanık ve sinir hasarı gibi ciddi komplikasyonlara yol açabilir.
FDA’nın MAUDE veri tabanında FaceTite ile ilişkili bildirilmiş ciddi yan etkiler arasında tam kat yanık ve geçici sinir hasarı/neurapraxia örnekleri bulunmaktadır. Bu bildirimler tek başına komplikasyon oranını göstermez; ancak işlemin deneyimli ve uygun eğitim almış bir hekim tarafından yapılmasının önemini gösterir.
Bu nedenle “yan etkisi yoktur” ifadesi tıbben doğru değildir.
| Özellik | FaceTite | Cerrahi yüz germe |
|---|---|---|
| Uygulama | Minimal invaziv | Cerrahi |
| Kesi | Küçük giriş noktaları | Cerrahi kesiler |
| Cilt fazlalığı | Sınırlı düzeyde | Belirgin fazlalıkta çıkarılabilir |
| Sıkılaştırma | RF ile | Cerrahi doku ve cilt germe |
| İyileşme | Genellikle daha kısa | Daha uzun |
| Sonuç | Daha mütevazı | Daha belirgin olabilir |
| İleri sarkma | Sınırlı | Daha uygun |
| Cerrahi istemeyen hasta | Avantaj sağlayabilir | Uygun olmayabilir |
Bu iki teknoloji aynı değildir.
FaceTite: minimal invaziv RF enerjisini cilt altına iletir.
HIFU/LIFU: ultrason enerjisini dışarıdan belirli derinliklerde odaklamayı amaçlayan non-invaziv bir yaklaşımdır.
HIFU/MFU üzerine yapılan sistematik derlemeler, özellikle hafif-orta yüz gevşekliğinde sıkılaşma ve kırışıklık görünümünde iyileşme sağlayabildiğini göstermektedir.
Ancak bu iki yöntemin doğrudan “biri diğerinden daha iyi” şeklinde değerlendirilmesi doğru değildir.
Morpheus8 fraksiyonel radyofrekans mikroiğneleme yöntemidir.
FaceTite ise RF enerjisini cilt altına minimal invaziv bir kanül aracılığıyla iletir.
Bu nedenle:
FaceTite: daha derin ve kontur/sıkılaştırma odaklı yaklaşım.
Morpheus8: cilt yüzeyi, dermal yeniden yapılanma ve cilt kalitesi odaklı yaklaşım.
Bazı hastalarda iki yöntemin farklı anatomik hedefler için aynı tedavi planında kullanılması da mümkündür.
İşlem sonrası bakım önerileri kullanılan protokole göre değişir.
Genellikle:
önemlidir.
Uygun hastalarda cilt sıkılaşması ve kontur iyileşmesi sağlayabilir. Ancak cerrahi yüz germe ile aynı düzeyde bir germe beklenmemelidir.
Yaşlanma devam ettiği için hiçbir estetik cilt sıkılaştırma işlemi “ömür boyu kalıcı” olarak değerlendirilmemelidir.
Yağ fazlalığı ve cilt gevşekliğinin birlikte değerlendirilmesi gereken hastalarda uygun bir seçenek olabilir.
Hafif gevşeklikte non-invaziv ultrason yaklaşımı yeterli olabilirken, daha belirgin gevşeklik veya kontur ihtiyacında minimal invaziv RF farklı bir seçenek olarak değerlendirilebilir.
İleri yüz ve boyun sarkmalarında hayır. FaceTite daha çok cerrahi ile non-invaziv tedaviler arasındaki hasta grubunda değerlendirilebilir.
FaceTite, özellikle alt yüz, çene hattı ve boyunda hafif-orta düzeyde gevşekliği bulunan ve cerrahi yüz germe istemeyen hastalarda değerlendirilebilecek minimal invaziv bir radyofrekans teknolojisidir.
Ancak doğru sonuç için cihazdan önce hasta seçimi, yüz anatomisinin değerlendirilmesi ve enerji uygulamasının güvenli şekilde planlanması gerekir.
Doğal görünüm açısından hedef, yüzü aşırı germek değil; yüz ovalini ve cilt sıkılığını kişinin anatomisine uygun şekilde iyileştirmektir.
Prof. Dr. Fatma Pelin Özgen – Dermatoloji ve Estetik Uygulamalar