- Mim Kemal Öke Cad. Lal Apt. Kat: 5 D: 12 Nişantaşı/İstanbul
- 0533 669 84 43
- [email protected]
Sivilce geçtikten sonra ciltte kalan her iz aynı değildir.
Bazı kişilerde sivilcenin ardından yalnızca kırmızı, pembe veya kahverengi bir renk değişikliği kalırken, bazı kişilerde cilt yüzeyinde kalıcı çökme veya kabarıklık oluşabilir.
Bu iki durumun tedavisi birbirinden oldukça farklıdır.
Peki sivilce lekesi ile akne skarı arasındaki fark nedir?
Sivilce lekesi, akne iyileştikten sonra ciltte kalan düz renk değişikliğidir.
Leke:
görülebilir.
Önemli nokta, cilt yüzeyinde gerçek bir çökme veya kabarıklık olmamasıdır.
Evet, birçok sivilce sonrası renk değişikliği zaman içinde kendiliğinden azalabilir.
Ancak özellikle koyu cilt tonlarında oluşan postinflamatuvar hiperpigmentasyon aylarca kalabilir.
Güneş maruziyeti de renk değişikliğinin daha belirgin hale gelmesine katkıda bulunabilir.
Akne skarı, sivilcenin iyileşmesinden sonra ciltte yapısal bir değişiklik kalmasıdır.
En sık iki şekilde görülür:
Çökük skarlar arasında ice pick, boxcar ve rolling tipleri bulunur.
En kolay ayrım şudur:
Cildin yüzeyi düz mü, yoksa çökük veya kabarık mı?
Eğer yalnızca renk değişikliği varsa büyük olasılıkla leke söz konusudur.
Eğer ışıkta ciltte çukurlar, dalgalanmalar veya kabarıklıklar fark ediliyorsa skar söz konusu olabilir.
Her zaman değil.
Sivilce iyileştikten sonra kalan kırmızı veya pembe alan çoğu zaman gerçek bir skardan ziyade inflamasyon sonrası oluşan renk değişikliğidir.
Bu nedenle kırmızı bir iz gördüğünüzde doğrudan lazer veya skar tedavisine yönelmek yerine önce bunun ne olduğunun değerlendirilmesi gerekir.
Hayır.
Cilt yüzeyi düzse kahverengi görünüm çoğunlukla postinflamatuvar hiperpigmentasyon ile ilişkilidir.
Bu durumda tedavi yaklaşımı çukur akne skarlarından farklıdır.
Güneşten korunma ve uygun leke tedavileri önem kazanır.
Çukur akne skarında cilt yüzeyinde gerçek bir depresyon vardır.
Özellikle:
ışık değiştiğinde çöküntüler daha belirgin görülebilir.
Bu tür izlerde yalnızca leke açıcı kremler yeterli olmayabilir.
Derin ve inflamatuvar akneler cildin daha derin tabakalarında hasar oluşturabilir.
İyileşme sırasında oluşan doku değişikliği sonucunda ciltte kalıcı çökme veya kabarıklık gelişebilir.
Sivilceyi sıkmak, koparmak veya sürekli kurcalamak da skar riskini artırabilir.
Tedavi lekenin rengine ve kişinin cilt özelliklerine göre değişebilir.
Dermatolog tarafından değerlendirilebilecek seçenekler arasında:
bulunabilir.
Burada amaç yalnızca mevcut lekeyi azaltmak değil, yeni akne oluşumunu ve yeni lekeleri de önlemektir.
Çökük akne skarlarında tedavi seçimi skarın tipine göre yapılır.
Değerlendirilebilecek yöntemler arasında:
bulunabilir.
Birden fazla skar tipi varsa kombinasyon tedavileri düşünülebilir.
Her lazer aynı amaçla kullanılmaz.
Leke tedavisi ile skar tedavisi birbirinden farklıdır.
Bu nedenle “lazer yaptırdım ama çukur izim geçmedi” şeklindeki durumlarda kullanılan işlemin hedefinin ne olduğu önemlidir.
Bazen evet, ancak her zaman kolay değildir.
Özellikle yüzeysel boxcar skarlar veya hafif doku düzensizlikleri yalnızca belirli ışık altında fark edilebilir.
Dermatolojik muayene sırasında skarın tipi, derinliği ve cilt yapısı değerlendirilerek tedavi planlanır.
Öncelikle “iz” olarak adlandırdığınız şeyin leke mi, skar mı olduğuna bakmak gerekir.
Eğer renk değişikliği söz konusuysa tedavi başka;
eğer çukur veya kabarık skar söz konusuysa tedavi tamamen farklı olabilir.
Bu nedenle doğru tanı, doğru tedavinin ilk adımıdır.
Akne sonrasında kalan her izi “akne skarı” olarak değerlendirmek doğru değildir.
Benim için ilk aşamada önemli olan, cildin yalnızca renginin mi değiştiğini yoksa yapısal olarak da değişip değişmediğini belirlemektir.
Düz renk değişiklikleri ile çukur veya kabarık skarların tedavisi farklıdır.
Bu ayrım doğru yapılmadan seçilen işlem, hastanın beklentisini karşılamayabilir.
Düz kırmızı veya kahverengi iz → çoğunlukla leke
Çökük veya kabarık iz → skar
Bu ayrımı yapmak, doğru tedaviye giden ilk adımdır.