- Mim Kemal Öke Cad. Lal Apt. Kat: 5 D: 12 Nişantaşı/İstanbul
- 0533 669 84 43
- [email protected]
Erişkin aknesi (post-adolesan akne), son yıllarda özellikle 25 yaş üstü kadınlarda bir “modern zaman epidemisi” gibi artış göstermeye başladı. Erişkin kadın aknesi genellikle:
bölgesinde yoğunlaşır.
Son dönemdeki artışı açıklayan temel başlıklar şunlardır:
Günümüzün yoğun iş temposu ve sosyal beklentileri vücudu sürekli bir “alarm” halinde tutuyor. Stresle artan kortizol ve CRH (Kortikotropin Salgılatıcı Hormon), yağ bezlerini doğrudan uyararak sebum üretimini artırıyor. Bu da yetişkinlikte ergenlikten farklı olarak daha derin ve ağrılı (genellikle çene hattında yoğunlaşan) aknelere yol açıyor.
Glisemik indeksi yüksek gıdalar (rafine karbonhidratlar, şekerli yiyecekler) ve süt ürünleri tüketimindeki artış, IGF-1 (İnsülin Benzeri Büyüme Faktörü) seviyelerini yükseltiyor. Bu durum hem androjenleri tetikliyor hem de keratinosit çoğalmasını artırarak gözeneklerin tıkanmasını kolaylaştırıyor. Özellikle gizli insülin direnci, erişkin aknesinin en büyük yakıtlarından biri haline geldi.
Sosyal medyadaki (TikTok, Instagram) cilt bakımı trendleri, kişilerin uzman görüşü almadan çok sayıda aktif içeriği (asitler, retinoller, yoğun bariyer kremleri) üst üste kullanmasına neden oluyor. Bu durum:
Plastiklerdeki BPA veya bazı gıdalardaki katkı maddeleri gibi endokrin bozucular, vücuttaki hassas hormon dengesini taklit ederek veya bozarak akne gelişimini tetikleyebiliyor. Ayrıca kadınların kariyer odaklı yaşam planlarında doğum kontrol haplarını bırakma süreçleri de geç başlangıçlı akneleri tetikleyen bir diğer unsur.
Özetle; erişkin aknesi artık sadece bir “cilt sorunu” değil, modern insanın stres düzeyi, beslenme şekli ve çevresel maruziyetinin bir yansıması (ekspozom) olarak kabul ediliyor.